Bu rehber size
diğer sitelerin yaptığı gibi “kapsamlı bir tur rehberi” sunmak yerine bütün bu
yerleri zamanında gezmiş ve hiç not almamış birinin aklında buraları gezdikten
sonra neler kaldığı, yani aslında buralarda akılda kalıcı nelerin olduğunu okuyucuya
gösterme amaçlı yazılmış bir rehberdir. Bu rehberi okuduktan sonra Avrupa’nın
çoğunu gezmiş birinin aklında bu şehirlerden neler kaldığını görecek ve hangi şehirlerin aslında ne kadar güzel ve
görülmesi gereken bir yer olduğunu daha iyi anlayacaksınız.
Polonya:
Wroclaw: Çok
güzel bır Rynek’e (şehır meydanı) sahip bır klasık Polonya Şehrı. Tam 7 tane
üniversitesi olduğu için aynı Amanda çok önemli bir öğrenci şehri:; zaten gece
hayatının canliliğindan da bunu anlayabılıyorsunuz. Gece hayatına meraklıysanız Mundo, Insomnıa,
Manana ya da Domowka’ya uğramadan ayrılmayın. Rynek (şehir meydanı), Japanese Garden, Hala Targowa, Odra Nehri,
St. John Katedralı görülmesi gereken yerler.
Krakov: Mutlaka
görülmesi gereken bir şehir. Ara sokaklarında dolaşırken tarıhı dokusundan
etkılenmemek mümkün değil. Örneğin hala Yahudılerın yaşadığı Yahudı Mahallelerı
mevcut. Şehir meydanı ve bir önceki papaya da ev sahıpliği yapmış olan
kiliseleriyle çok güzel bir şehir. Bunların dışında şehrin dışında olsalar da
Austwitchz’e ve Tuz madenine gittiğinizden emin olun.
Varşova: Genel
olarak iş dünyasının buluştuğu bir şehir. Turıstık açıdan pek fazla gezılecek
bır yer yok çünkü büün şehir zamanında bombalanarak yok edilmiş. Ünlü kulesını
ya da sarayını ziyaret edebilirsiniz.
Poznan: Şehir
Meydanı Wroclaw’la hemen hemen aynı.
Güzel bir geniş parkı var. Bunun dışında ilgi çekici başka bir şey pek yok.
Rzeszow: Ilgi cekici bir seyi olmayan brir sehir. Cok sayida Ukrayna'li ogrenciye sahip.
Lıtvanya:
Vılnıus: Çok
güzel bir tarıhı şehre (old town) sahip bir şehir. Gece hayatı da canlı.
Kızları da güzel. Ayrıca Bakü Ceyhan adında bir Azeri tarafından işletilen
kebabçısı da var.
Siulei:
Yakınlarındakı Hills of Cross dışında ilgi çekici bir şey yok. Ancak bu tepe
gerçekten çok güzel bir yer; binlerce hacın bir araya toplanarak oluşturulduğu
bir tepe. İnsanı gerçekten etkiliyor.
Letonya:
Rıga: Çok
güzel bir tarıhı şehre sahip bir şehir.
Kızları da aynı derece de güzel.
İtalya:
Napolı: Her
tarafı pislik içinde bir şehir. Tarihi
yerleri çok ama pislikten buralara gitme isteğiniz olmuyor. Bir de aşırı sayıda
göçmen var. Özellikle de zenciler. Yine de gidilip görümesi gereken bir yer.
Özellikler yakınlarındaki Pompei çok tarihi ve güzel bir yer. Yalnız Pompei’ye
giderken doğru trene bindiğinizden emin olun. Çünkü bu konuda düzgün bir
açıklama yok. Bileti alırken hangi trene binceğinizi ve hangi durakta
ineceğinizi özellikle sorun. Ayrıca Napoli’ye özgü Pizza’dan da yemeyi
unutmayın.
Bari: Çok güzel
bir liman kenti. Tarihi evlerin olduğu güzel bir mahallesi de var.
Lecce: yine çok
güzel tarihi bir şehir. Kaleleri ve ara sokakları çok güzel.
Not: Italya'nin diger yerlerini zaten daha onceden bu sitede ayrintili bir sekilde yazdigim icin bu listeye almadim.
İngiltere-Galler:
Londra:
Gerek tarıhı meydanlarıyla olsun, gerek
müzelerinin çeşitliliği ve içeriğiyle olsun gerekse gece hayatıyla olsun son
derece zarif ve güzel bir şehir. Metro
ve otobüs ağıysa insanı hayrete düşürecek düzeyde güzel ve akıllı bir şekilde
tasarlanmış. Mutlaka görmeniz gereken bir yer.
Oksford: Tarihi
kolej bahçeleriyle çok güzel ve yemyeşil bir üniversite şehri. Harry Potter’ın
çekildiği yer. Londra’dan günübirlik şekilde gidebilirsiniz. Eğer gitmeye karar
verirseniz okulun açık olduğu bir zamanda gitmeye çalışın öbür türlü ölü bir
şehir.
Stonehenge
(Salisbourgh): Yakınlarında aynı zamanda güzel bir kilise barındıran ama bunun
dışında pek bir şey olmayan bir yer.
Kardif (Cardiff):
Galler’in başkenti. Güzel bir kalesi var bunun dışında özel pek bir şeyi yok.
Düzenli bir şehir.
Hollanda:
Amsterdam:
Kanallarıyla. Red Lıght’ıyla, müzeleriyle dört dörtlük bir Avrupa şehri.
Mutlaka görmeniz gereken bir yer.
Delft: Yine çok
güzel tipik bir Hollanda şehri. Savaş müzesine gitmeyi unutmayın.
Eindhoven: Pek
fazla bir özelliği olmayan bir şehir.
Den Haag: Çok
göremesem de parlamenter binalarından dolayı ilginizi çekebilecek bir şehir.
İsveç:
Stockholm: Son
derece organize bir İsveç şehri. Müzelerine ve tarihi kalesine mutlaka gidin.
Malmö: Çok fazla
bir özelliği olmayan bir diğer organize İsveç şehri. Bir tek ünlü kıvrık kulesi
var.
Göteborg: Yine
çok fazla bir özelliği olmayan bir şehir.
Uppsala: Bazı
kısımlarında kanallarıyla hollandavari havalar taşıyan güzel bir İsveç şehri. Ayrıca
eski İsveç krallarının gömüldüğü tepeye de ev sahipliği yapıyor. Görülmesi
gereken bir şehir.
Halmstad: Yazları
yakınlarındaki Tylösand sahili yerli turistlerin uğrak noktalarından biri.
Bunun dışında gitmenize gerek yok.
Lapland (Kiruna-Abisko-Narvik
vs.): Hayatımda yaptığım en iyi gezi diyebilirim. Harika bir doğaya sahip bir
bölge. Bunun dışında buzdağına tırmanabilir. Buz saunasına girebilir. Buzdan
hoteli gezebilir, noel baba gibi kızak çekebilir (ama kurtarla) ve şanslıysanız
ünlü “kuzey ışıklarını” görebilirsiniz.
Norveç:
Oslo: harika bir kuzey başkenti ve insanları diğer
kuzeylilerin aksine soğuk değiller. Yine
diğer kuzey başkentleri gibi güzel kaleleri, sokakları var. Bunların dışında
“Ice Bar”a da mutlaka gidin.
Danimarka:
Kopenhag: Çok güzel
bir dokuya sahip bir başka kuzey şehri.
Yine mutlaka görülmesi gerekenlerden. Müzeleri ve kalesi de yine çok
güzel.
Almanya:
Berlin: Avrupa’nın en tarihi şehirlerinden biri. Hala
faşiszmden ve komunizmden esintiler bulmak mümkün. Yakınlarındaki toplama kampı olan
“sasenhausen”e de gitmeyi unutmayın
Stutgart: Pek
fazla bir özelliği olmayan bir Alman şehri.
Köln/Aachen:
Avrupa’nın en büyük katedraline ev sahipliği yapan bir şehir. Aynı zamanda çok
güzel de bir çikolata müzesi var. Aachen ise aynı eskişehir gibi güzel bir
öğrenci şehri.
Dresden: Çok güzel Katedrallere sahip bir Alman şehri.
Mutlaka gidin.
Fransa:
Paris: Çok güzel
bir dokuya sahip tarihi bir başka şehir. Klasik malum yerleri dışında
gittiğinizde Versay Şatosuna gittiğinizden ve güzel bir Fransız yemeği
yediğinizden emin olun. Metro ağıysa aynı Londra’nınki gibi insanın ağzını açık
bırakacak derecede güzel örülmüş.
Bordö (Bordeux):
Şehirde çok özel bir şey yok ama zamanınız varsa çevresindeki Şarap Şatolarına
mutlaka gidin.
Çek Cumhuriyeti:
Prag: Çok güzel
bir orta Avrupa Şehri. Tarihi dokusu ve manzarası sizi zaten görür görmez
etkileyecektir. Bunun dışında İşkence Müzesine gitmeyi unutmayın.
Avusturya:
Viyana:
Mimarisinin güzelliği dışında özel bir şeyi bulunmayan bir şehir. Önemli
müzisyen ve sanatçılara zamanında ev sahipliği yapmış bir şehir.
İspanya:
Barselona:
Gördüğüm en iyi akdeniz şehri diyebilirim. Hem büyük şehir hem de akdeniz şehri
havası hissediliyor. Kalelerini ve meşhur yerlerini gezin. Picasso müzesini de
unutmayın. Gece hayatının sabaha kadar
sürmesi de ayrı bir güzel tarafı.
Madrid: Barselona’nın yanında biraz sönük
kalsa da başka bir güzel İspanyol şehri. Kalelerini mutlaka gezin, gördüğüm en
iyi kalelere sahip diyebilirim.
Yunanistan:
Atina: Başta
Akropolis olmak üzere bir çok antik Yunan yeri olan güzel bir Yunan şehri.
Selanik: İzmir’e
aşırı derecede benzeyen güzel bir Akdeniz Şehri. Atatürk’ün doğduğü eve (aynı
zamanda Türk Büyükelçiliği) gitmeyi unutmayın.
Bonus: Türkiye:
Diyarbakır:
Sokakları pislik için de olsa da tarihi dokusunu gösterebilen bir şehir.
Keldani kilisesi olsun, Ulu Cami’si olsun güzel bir şehir.
Mardin/Midyat:
Çok güzel tarihi dokuya sahip etkileyici bir şehir. Manastırlarını ve
Külliye’lerini mutlaka gezin.
Urfa: Balıklı göl
havzası gibi güzel bir bölgeye ev sahipliği yapan bir şehir.
Batman: Pek fazla
bir özelliği olmayan petrol şehri. Yakınlarındaki Hasankeyf dışında bir şey yok
ki o da sular altında kaldı kalacak.
Siirt: Güzel
türbelere ve Botan Vadisi gibi çok güzel bir bölgeye ev sahipliği yapan bir
şehir. Bunların dışında pek bir şey yok.