25 Aralık 2012 Salı

Avrupa'yi gezdikten sonra aklinizda kalacaklar


Bu rehber size diğer sitelerin yaptığı gibi “kapsamlı bir tur rehberi” sunmak yerine bütün bu yerleri zamanında gezmiş ve hiç not almamış birinin aklında buraları gezdikten sonra neler kaldığı, yani aslında buralarda akılda kalıcı nelerin olduğunu okuyucuya gösterme amaçlı yazılmış bir rehberdir. Bu rehberi okuduktan sonra Avrupa’nın çoğunu gezmiş birinin aklında bu şehirlerden neler kaldığını görecek  ve hangi şehirlerin aslında ne kadar güzel ve görülmesi gereken bir yer olduğunu daha iyi anlayacaksınız. 

Polonya:

Wroclaw: Çok güzel bır Rynek’e (şehır meydanı) sahip bır klasık Polonya Şehrı. Tam 7 tane üniversitesi olduğu için aynı Amanda çok önemli bir öğrenci şehri:; zaten gece hayatının canliliğindan da bunu anlayabılıyorsunuz.  Gece hayatına meraklıysanız Mundo, Insomnıa, Manana ya da Domowka’ya uğramadan ayrılmayın.  Rynek (şehir meydanı),  Japanese Garden, Hala Targowa, Odra Nehri, St. John Katedralı görülmesi gereken yerler.

Krakov: Mutlaka görülmesi gereken bir şehir. Ara sokaklarında dolaşırken tarıhı dokusundan etkılenmemek mümkün değil. Örneğin hala Yahudılerın yaşadığı Yahudı Mahallelerı mevcut. Şehir meydanı ve bir önceki papaya da ev sahıpliği yapmış olan kiliseleriyle çok güzel bir şehir. Bunların dışında şehrin dışında olsalar da Austwitchz’e ve Tuz madenine gittiğinizden emin olun.

Varşova: Genel olarak iş dünyasının buluştuğu bir şehir. Turıstık açıdan pek fazla gezılecek bır yer yok çünkü büün şehir zamanında bombalanarak yok edilmiş. Ünlü kulesını ya da sarayını ziyaret edebilirsiniz.

Poznan: Şehir Meydanı  Wroclaw’la hemen hemen aynı. Güzel bir geniş parkı var. Bunun dışında ilgi çekici başka bir şey pek yok.
Rzeszow: Ilgi cekici bir seyi olmayan brir sehir. Cok sayida Ukrayna'li ogrenciye sahip.

Lıtvanya:

Vılnıus: Çok güzel bir tarıhı şehre (old town) sahip bir şehir. Gece hayatı da canlı. Kızları da güzel. Ayrıca Bakü Ceyhan adında bir Azeri tarafından işletilen kebabçısı da var.

Siulei: Yakınlarındakı Hills of Cross dışında ilgi çekici bir şey yok. Ancak bu tepe gerçekten çok güzel bir yer; binlerce hacın bir araya toplanarak oluşturulduğu bir tepe. İnsanı gerçekten etkiliyor.

Letonya:

Rıga: Çok güzel  bir tarıhı şehre sahip bir şehir. Kızları da aynı derece de güzel.

İtalya:

Napolı: Her tarafı pislik içinde bir şehir.  Tarihi yerleri çok ama pislikten buralara gitme isteğiniz olmuyor. Bir de aşırı sayıda göçmen var. Özellikle de zenciler. Yine de gidilip görümesi gereken bir yer. Özellikler yakınlarındaki Pompei çok tarihi ve güzel bir yer. Yalnız Pompei’ye giderken doğru trene bindiğinizden emin olun. Çünkü bu konuda düzgün bir açıklama yok. Bileti alırken hangi trene binceğinizi ve hangi durakta ineceğinizi özellikle sorun. Ayrıca Napoli’ye özgü Pizza’dan da yemeyi unutmayın.

Bari: Çok güzel bir liman kenti. Tarihi evlerin olduğu güzel bir mahallesi de var.

Lecce: yine çok güzel tarihi bir şehir. Kaleleri ve ara sokakları çok güzel.
Not: Italya'nin diger yerlerini zaten daha onceden bu sitede ayrintili bir sekilde yazdigim icin bu listeye almadim.

İngiltere-Galler:

Londra: Gerek  tarıhı meydanlarıyla olsun, gerek müzelerinin çeşitliliği ve içeriğiyle olsun gerekse gece hayatıyla olsun son derece zarif ve güzel bir şehir.  Metro ve otobüs ağıysa insanı hayrete düşürecek düzeyde güzel ve akıllı bir şekilde tasarlanmış. Mutlaka görmeniz gereken bir yer.

Oksford: Tarihi kolej bahçeleriyle çok güzel ve yemyeşil bir üniversite şehri. Harry Potter’ın çekildiği yer. Londra’dan günübirlik şekilde gidebilirsiniz. Eğer gitmeye karar verirseniz okulun açık olduğu bir zamanda gitmeye çalışın öbür türlü ölü bir şehir.

Stonehenge (Salisbourgh): Yakınlarında aynı zamanda güzel bir kilise barındıran ama bunun dışında pek bir şey olmayan bir yer.

Kardif (Cardiff): Galler’in başkenti. Güzel bir kalesi var bunun dışında özel pek bir şeyi yok. Düzenli bir şehir.

Hollanda:  

Amsterdam: Kanallarıyla. Red Lıght’ıyla, müzeleriyle dört dörtlük bir Avrupa şehri. Mutlaka görmeniz gereken bir yer.

Delft: Yine çok güzel tipik bir Hollanda şehri. Savaş müzesine gitmeyi unutmayın.

Eindhoven: Pek fazla bir özelliği olmayan bir şehir.

Den Haag: Çok göremesem de parlamenter binalarından dolayı ilginizi çekebilecek bir şehir.

İsveç:

Stockholm: Son derece organize bir İsveç şehri. Müzelerine ve tarihi kalesine mutlaka gidin.

Malmö: Çok fazla bir özelliği olmayan bir diğer organize İsveç şehri. Bir tek ünlü kıvrık kulesi var.

Göteborg: Yine çok fazla bir özelliği olmayan bir şehir.

Uppsala: Bazı kısımlarında kanallarıyla hollandavari havalar taşıyan güzel bir İsveç şehri. Ayrıca eski İsveç krallarının gömüldüğü tepeye de ev sahipliği yapıyor. Görülmesi gereken bir şehir.

Halmstad: Yazları yakınlarındaki Tylösand sahili yerli turistlerin uğrak noktalarından biri. Bunun dışında gitmenize gerek yok.

Lapland (Kiruna-Abisko-Narvik vs.): Hayatımda yaptığım en iyi gezi diyebilirim. Harika bir doğaya sahip bir bölge. Bunun dışında buzdağına tırmanabilir. Buz saunasına girebilir. Buzdan hoteli gezebilir, noel baba gibi kızak çekebilir (ama kurtarla) ve şanslıysanız ünlü “kuzey ışıklarını” görebilirsiniz.

Norveç:

Oslo:  harika bir kuzey başkenti ve insanları diğer kuzeylilerin aksine soğuk değiller.  Yine diğer kuzey başkentleri gibi güzel kaleleri, sokakları var. Bunların dışında “Ice Bar”a da mutlaka gidin.

Danimarka:

Kopenhag: Çok güzel bir dokuya sahip bir başka kuzey şehri.  Yine mutlaka görülmesi gerekenlerden. Müzeleri ve kalesi de yine çok güzel.

Almanya:

Berlin:  Avrupa’nın en tarihi şehirlerinden biri. Hala faşiszmden ve komunizmden esintiler bulmak mümkün.  Yakınlarındaki toplama kampı olan “sasenhausen”e de gitmeyi unutmayın

Stutgart: Pek fazla bir özelliği olmayan bir Alman şehri.

Köln/Aachen: Avrupa’nın en büyük katedraline ev sahipliği yapan bir şehir. Aynı zamanda çok güzel de bir çikolata müzesi var. Aachen ise aynı eskişehir gibi güzel bir öğrenci şehri.

Dresden:  Çok güzel Katedrallere sahip bir Alman şehri. Mutlaka gidin.

 

Fransa:

Paris: Çok güzel bir dokuya sahip tarihi bir başka şehir. Klasik malum yerleri dışında gittiğinizde Versay Şatosuna gittiğinizden ve güzel bir Fransız yemeği yediğinizden emin olun. Metro ağıysa aynı Londra’nınki gibi insanın ağzını açık bırakacak derecede güzel örülmüş.

Bordö (Bordeux): Şehirde çok özel bir şey yok ama zamanınız varsa çevresindeki Şarap Şatolarına mutlaka gidin.

Çek Cumhuriyeti:

Prag: Çok güzel bir orta Avrupa Şehri. Tarihi dokusu ve manzarası sizi zaten görür görmez etkileyecektir. Bunun dışında İşkence Müzesine gitmeyi unutmayın.

Avusturya:

Viyana: Mimarisinin güzelliği dışında özel bir şeyi bulunmayan bir şehir. Önemli müzisyen ve sanatçılara zamanında ev sahipliği yapmış bir şehir.

İspanya:

Barselona: Gördüğüm en iyi akdeniz şehri diyebilirim. Hem büyük şehir hem de akdeniz şehri havası hissediliyor. Kalelerini ve meşhur yerlerini gezin. Picasso müzesini de unutmayın.  Gece hayatının sabaha kadar sürmesi de ayrı bir güzel tarafı.

 Madrid: Barselona’nın yanında biraz sönük kalsa da başka bir güzel İspanyol şehri. Kalelerini mutlaka gezin, gördüğüm en iyi kalelere sahip diyebilirim.

Yunanistan:

Atina: Başta Akropolis olmak üzere bir çok antik Yunan yeri olan güzel bir Yunan şehri.

Selanik: İzmir’e aşırı derecede benzeyen güzel bir Akdeniz Şehri. Atatürk’ün doğduğü eve (aynı zamanda Türk Büyükelçiliği) gitmeyi unutmayın.

Bonus: Türkiye:

Diyarbakır: Sokakları pislik için de olsa da tarihi dokusunu gösterebilen bir şehir. Keldani kilisesi olsun, Ulu Cami’si olsun güzel bir şehir.

Mardin/Midyat: Çok güzel tarihi dokuya sahip etkileyici bir şehir. Manastırlarını ve Külliye’lerini mutlaka gezin.

Urfa: Balıklı göl havzası gibi güzel bir bölgeye ev sahipliği yapan bir şehir.

Batman: Pek fazla bir özelliği olmayan petrol şehri. Yakınlarındaki Hasankeyf dışında bir şey yok ki o da sular altında kaldı kalacak.

Siirt: Güzel türbelere ve Botan Vadisi gibi çok güzel bir bölgeye ev sahipliği yapan bir şehir. Bunların dışında pek bir şey yok.